|
|
8GB MEMORIGHT BT25-J500 SATA2 SSD |
| Kapasite |
8Gb |
| Arayüz |
S-ATA 3Gb/s |
| Boyut (inch) |
2.5", 100,18 x 69,93 x 9,3 |
| Çalışma Sıcaklığı |
0 ~ +70 derece |
| Okuma/Yazma |
Azami Okuma 65 MB/s, Azami Yazma 20 MB/s |
| Güç Özellikleri |
Low power comp. |
Neden SSD DİSK ?
Sabit diskler bilgisayar dünyasının en eski ve en az değişime uğrayan parçaları olmuştur. Mekanik diskler, dönen bir plaka üzerine belirlenen sektörlere hareket eden okuma-yazma kafalarının veriyi manyetik yolla işlemesi mantığına dayalı olarak çalışır. Yıllar boyu bebek adımlarıyla geliştirilmekte olan mekanik sabit diskler teknolojinin sınırlarına fazlasıyla takılmış durumdalar.

Bu durum artık devrim niteliğinde sayılabilecek SSD teknolojisi sayesinde ortadan yavaş yavaş kalkacaktır.
Transfer Hızları ;
Bilgisayar en yavaş parçası kadar hızlıdır” sözünü hatırlayıp sabit diskleri bilgisayarları frenleyen en büyük etken olarak düşünebiliriz. Aslında bunun tek bir sebebi vardır o da mekanik disklerde asla optimum seviyelere düşürülemeyen erişim süresidir. CPU L1 ve L2 önbelleklerinin nanosaniye mertebesinde veri erişim süreleri olduğunu, çipset ve ram’ların da 0.001ms’lik haberleşme sürelerini düşündüğümüzde sabit diskten okunan verilerin 15ms gecikme ile erişilebilir olması sistemi ciddi bir darboğaza sokmaktadır. Solid State Disk’lerde ise erişim süreleri 0.1-0.2ms civarlarındadır ki, bu Random Access Memory(RAM) kadar hızlı olmasa da sabit disklere oranla muazzam bir performans anlamına gelir.
Sabit disklerde 2 milisaniyede 350GB a çıkabilirken SSD diskler ise 0,5 milisaniyede 1500GB a çıkabiliyor. Yani hem erişim süresi hemde erişim kapasitesi normal sabit disklere oranla kat kat daha fazla…
Hız performansı Açılma süresi yok Arama süresi yok Devir gecikmesi yok Artırılmış veri aktarım hızı 57MB/saniye okuma, 32MB/saniye yazma hızları İki kat hızlı açılan sistem

Dönen disklerden oluşan standart HDD'ler farklı bölgelerde hız değişikliği gösterirler. Oysa tamamen elektroik NAND bellek yongalarından oluşan SSD'de her noktaya aynı hızda (1ms'den az) erişeceksiniz. Bunun sonucu olarak saatler süren virüs tarama işlemleri dakikalara inecek, diskte indexleme yapmadan dahi aradığınız bir dosyayı yazdığınız zaman bulacak, aynı anda birden çok program çalıştırınca bekleme süreniz çok azalacak; kısacası diske her erişiminiz ışık hızında olacak!
Güç Tüketimi ;

Hareketli parça bulundurmaz Çalışma ve bekleme sırasında çok düşük güç harcaması Pil kullanım süresinde %10 artış
SSD diskler, esas itibari ile flash tabanlı büyük kapasiteli birer bellek olduğundan, okuma ve yazma esnasında herhangi bir mekanik işlem yapmazlar. Dolayısı ile bilgiye ulaşımdaki harcanan güç, standart disklere nazaran oldukça düşüktür. Bu sayede özellikle dizüstü bilgisayarlarda pil ömrü uzar.
Aşağıdaki Listede Güç tüketim değerlerini görebilirsiniz.


Darbe ve Şoklara Karşı Dayanıklılık

SSD Diskler, bellek mantığı ile çalıştığından, standart disklerde olduğu gibi herhangi bir mekanik aksam içermez. Dolayısı ile darbe ve ani şoklara karşı maksimum derecede korunaklı ve 1500 G’lik darbe dayanımına sahiptir.
G değeri yerçekimi ivmesi olarak bilinmekte ve 9,81m/s2 değerine sahiptir. Dünya üzerinde her insanın omurgasına yer çekim ivmesinden kaynaklanan 800kg civarında yük uygulamaktadır. Fakat insan omurgası bu yüke uygun olarak yapıldığından zorlayıcı bir etkisi bulunmamaktadır. Uzaya çıkan astronotlarda ise vücutlarından birden kalkan bu yük nedeniyle birkaç hafta içerisinde eklem rahatsızlıkları ve ciddi fiziksel kemik bozuklukları yaşanmaktadır. Bu nedenle uzay mekiği içerisinde basınç odalarında yaşamaktalar ve mekik dışında 250KG ağırlığında elbiseler giymekteler.
1500 G değerini biraz daha açmak gerekirse, bir Formula 1 pilotu 300km/s hızla giderken tam güçle frene basarak 2sn’de 60km/s sürate inebilmektedir. Bu durumda dahi pilotun üzerine uygulanan kuvvet 6 G seviyesindedir. Bir duvara çarpan F1 aracında ise, 90 G üzeri ölümcül kabul edilmekte ve en iyi ihtimalle beyin travmasına neden olmaktadır.
Bu nedenle 1500 G’ye dayanıklı bir diskin son derece güvenli olduğu rahatlıkla söylenebilir.
Yüksek ve Düşük Sıcaklıklarda Çalışabilme

SSD Diskler -40 / +80 derece ortam sıcaklığında stabil çalışabilirler. Özellikle sanayide ,askeri uygulamalarda endüstriyel sistemlerde bu nedenle rakipsizdir.
Sıfır Ses
SSD disklerde herhangi bir mekanik aksam bulunmadığından 0 desibel ses ile çalışırlar.
Standart disklerde bu oran ortalama 25-35 desibel düzeyindedir.


Yüksek Güvenilirlik
SSD diskler, ECC adı verilen hata düzeltme kabiliyetine sahiptir. Bu sayede tüm datalar giriş çıkış esnasında kontrolden geçirilir.
 
Ayrıca, yüksek güvenlik gerektiren uygulamalarda, (özel modeller ile) tek bir dokunuş ile verileriniz bir daha geri getirilemez şekilde disk üzerinden fiziksel olarak silinebilir. Standart hard disklerde bu işlemi yapmak için özel laboratuar ortamı gerekmektedir.
Yüksek Data Yükü Taşıma Kabiliyeti

Birden fazla kullanıcının bağlandığı data server , video server gibi cihazlarda saniye başına data giriş çıkış hızı oldukça kritik önem taşımaktadır. IOPS adı verilen bu işlemler, standart disklerde 150 birim iken, standart bir SATA 3 SSD de bu rakam 80.000 civarındadır.
TRIM ve Gecikme Süresi
Microsoft Windows 7 ile birlikte TRIM desteği işletim sistemlerinde standart olmuştur. TRIM destekli bir SSD kullanıldığı takdirde, Windows 7 otomatik olarak disk üzerindeki bellek yuvalarını organize ederek sürekli boş hücreleri maksimum erişilebilir seviyede tutmaktadır. Bu sayede herhangi bir dataya ulaşım süresi ortalama 1 mili saniye’nin dahi altındadır.
Avantajları
• Hızlı açılmaları • Hızlı okuma zamanı (sabit disklere göre 2 katına hatta üzerine çıkabilmekte) • Hızlı okuma-yazma süresi (yüzlerce kat daha fazla) • Programların çok daha hızlanması ( Özelliklede Windows’un çok daha hızlı açıldığını düşünün ) • Daha uzun ömürlü olmaları 50Yıl ve üzeri …. • Hareketli mekanik parçalarının olmaması • Çok daha az elektrik tüketimi (Watt) • Çok küçük ve çok hafif olmaları
SSD’ ler Hakkında Bilinen 10 Yanlış

SSD (Solid State Disk), önümüzdeki kısa bir süreç içerisinde mekanik disklerin yerini alacak veri depolama aygıtlarıdır. Günümüzde yaygın olarak kullanmış olduğumuz mekanik diskler üzerinde performansı artırmak için RPM (revolutions per minute) değeri artırılmış fakat bununla birlikte sıcaklık problemi ile karşılaşılmıştır. Mekanik diskler ile ilgili problemlerin çözümü ve yeni geliştirmelerin hemen hemen son noktaya yaklaştığını söylememiz yanlış olmayacaktır. Mekanik diskler artık yerini kendisinden performans ve dayanıklılık anlamında çok daha gelişmiş bir teknoloji olan SSD disklere bırakmaya başlamıştır. SSD teknolojisi içerisinde mekanik disklerde olduğu gibi dönen bir mekanizma söz konusu değildir. Hal böyle oluncamekanik disklere göre daha az narindir. Mekanik diskler sarsılmalar sonucunda daha yüksek oranda problem oluştururken, SSD diskler çok daha dayanıklı bir yapıya sahiptir. Hareketli parçaların kullanılmaması aynı zamanda daha sessiz çalışmalarını sağlamaktadır.
SSD'ler sahip oldukları depolama yongalarına göre iki çeşittirler.
• Flash yonga tabanlı • SDRAM yonga tabanlı SSD'ler.
SSD'ler 1", 1.8" ve 2.5" boyutlarının dışında kurumsal veri depolama ihtiyaçları için disk üniteleri (disk storage) olarak da üretilmektedir. Kurumsal yapılar artık, yüksek kapasiteli verilerini çok daha güvenilirli ve hızlı bir yapıya sahip olan SSD Storage’lar üzerinde depolayabilecektir. Solid State Sürücüler (SSD) henüz çok yeni oldukları için özellikle kurumsal alanda kullanımları ile ilgili birçok yanlış kanı mevcut.
Aşağıda en yaygın 10 yanlış kavram hakkında doğruları bulabilirsiniz.
1- SSD’ler Çok Pahalı
Gerçek : SSD’lerin ilk yatırım maliyetleri yüksek görünmesine rağmen toplam sahip olma maliyetine (TCO) bakıldığında geleneksel sabit disk sürücülerinden çok daha ucuz olduğu görülebilir. Çok pahalı dediğimiz ancak geleneksel sabit disklerden teorik olarak 1000 kat daha hızlı erişim sürelerine sahip Solid State Sürücüler kullanıldığında 50-60 adet sunucunun kümelenmesi yerine çok daha az sunucu ile çok daha yüksek performans elde edilmektedir. Geleneksel sabit diskler kullanıldığında ihtiyaç duyulan sunucu ve disk sayısındaki bu azalmaya paralel olarak, bu disk dizinlerini ve sunucuları çalıştırmak ve soğutmak için kullanılan enerji tüketimindeki azalma (%80 daha az), her bir sunucu için ödenen işletim sistemi ve uygulama yazılımlarının lisans maliyetlerindeki azalma, bakım onarım anlaşmaları maliyetlerindeki azalma, sunucuların ve disklerin kapladığı alandaki azalma, acil durum için çalıştırılan personel sayısındaki azalma göz önüne alındığında, SSD’lerin toplam sahip olma maliyetlerinin çok daha düşük olduğu ve bilgi işlem merkezlerine her yıl milyonlarca lira tasarruf sağladığı görülmektedir.
2- NAND Flash Tabanlı SLC (Tek Katmanlı Hücre) veya MLC (Çok Katmanlı Hücre) SSD’ler güvenli değil
Gerçek: Genel olarak bakıldığında hem SLC hem de MLC NAND Flash tabanlı diskler sabit disklerden çok daha güvenilirdir. Çünkü mekanik parçaları yoktur. Hem SSD’ler hem de HDD’ler hata düzeltme kodu (ECC) kullanmaktadır. Her iki tür sürücü içinde hata düzeltme gereksinimi, yaklaşık 12.5 terabayt okumada birdir. Ayrıca, SSD’lerin titreşim ve elektro manyetik parazitlere olan dayanıklılığı HDD’lerle ölçülemeyecek derecede yüksektir. SSD’lerin 1990’ların ortalarından beri askeri ve kritik uygulamalarda kullanılmasının nedeni bu sağlamlık ve güvenilirlikleridir.
3- Hacker’lar Solid State Sürücüleri Sabit Sürücüler’den Daha Hızlı Hackler’ler
Gerçek: Hem HDD, hem SSD’ler hackerlar tarafından kırılabilir. Bilgisayarların korunma seviyesi güvenlik yazılımlarıyla ilgilidir. SSD’lerin HDD’lere göre teorik olarak 1000 kat daha hızlı bir şekilde veriyi getirebilmesi göz önüne alındığında bu durum gayet normal, ancak SSD’lerin sadece hacker’lar için tasarlandığını düşünmek ve bunu SSD’lerin bir zayıflığı olarak göstermek doğru değildir.
4- Özellikle çok veri yazıldığında SLC veya MLC Flash NAND tabanlı SSD’lerin ömrü kısadır
Gerçek: Flash SSD’lerdeki her bir hücrenin yazma dayanıklılık ömrü günümüzde 2 milyon döngüdür, yani tek bir hücre üzerine güvenli olarak 2 milyon defa yazılabilir. SSD’lerde bir bilginin yazılması için herhangi bir yazma kafasına veya döner bir bileşene ihtiyaç yoktur. Yazılacak hücre adreslenir ve doğrudan o adresteki hücre üzerine silme-yazma işlemi yapılır. Yazma ömrünü uzatmak için aynı hücre üzerine defalarca yazılmaz, bunun yerine sunucuyu ilgilendirmeyen bir algoritma kullanılarak bilgiler milyarlarca hücre arasından istatistikî olarak en az kullanılan hücreler üzerine yazılır. 64 GB’lık tek bir Flash SSD kullandığımızı (bir dizinde daha fazla ve yüksek kapasiteli sürücülerin kullanılması çalışma ömrünü uzatacaktır) ve yazma hızımızın 80Mbytes/s olduğunu varsayarsak (ki bu günümüzdeki en hızlı flash SSDlerin ortalama yazma hızıdır) 64 GB’lık bir SSD flash diskin her bir hücresinin üzerine minimum yazma-dayanıklılığı olan 2.000.000 defa silip yazmamız 55 yılımızı alacaktır. Buda sadece bilgi teknolojisi için değil, biz insanlar için bile oldukça uzun bir süre dir.
5- SSD’lerin kapasiteleri çok düşük
Gerçek: Kurumsal-sınıf SSD aygıtı üreticisi olan Violin Memory Inc. 2U’luk bir şasi içinde optimize edilmiş RAID4 özelliklerine haiz 8 TB kullanılabilir kapasite sunabiliyor. 19” bir rack kabin içinde bunlardan 16 tanesi olduğu düşünülürse, tek bir kabinde 128 TB’lık bir kapasite elde edilebilmektedir. SSD’lerin kapasitesi sadece sunucularda yüklü olan işletim sisteminin adresleme kapasitesi ile sınırlıdır.
6- SSDlerin veri koruma ve kurtarma özellikleri çok zayıf
Gerçek: Kullanılan veri koruma yazılımlarının haricinde, ayrı disk dizinlerine ve RAID kontrolörlerine ihtiyaç duyan HDD ve diğer SSD sistemlerinin aksine, Violin1010’nun mimari yapısını oluşturan Violin Anahtarlanmış Bellek teknolojisi, maksimum veri koruma performans, yoğunluk ve enerji verimi için RAID Kontrolörünü bünyesinde bütünleşik olarak barındırmaktadır. 16KB’lik veri 4K’lık bloklar halinde ayrılmakta ve her bir 4K’lık veri farklı RAID grupları üzerindeki farklı modüllere 1K olarak yazılmakta, pariteleri ise RAID grubunu teşkil eden 5. modül üzerinde tutulmaktadır. Bu mimari ve RAID algoritması verinin en üst seviyede korunmasını sağlamaktadır. Violin 1010 cihazı içindeki 84 modülden herhangi ikisi arızalandığında bile, önce dört adet canlı yedek modüllerden biri otomatik olarak arızalanan modülün yerini almakta ve RAID algoritması ile korunan veri, önce canlı yedek modüllerden herhangi biri üzerine aktarılmakta, RAID grubu birkaç dakika içinde (HDD’lerden çok daha hızlı olarak) sistemdeki herhangi bir yedek evrensel modül üzerine otomatik olarak yeniden yapılanmakta ve yapılandırılmadan sonra, arızalı modüller sistem ve programlar çalışırken çıkartılarak yeni modüller ile değiştirilebilmekte (hot swapping) ve canlı yedek modül tekrar eski işlevine geri dönmektedir. Hem HDD’ler hem de SSD’ler işletim sistemi tarafından fiziksel bir depolama cihazı olarak görülmektedir. Bu nedenle bilgi işlem merkezinin kullandığı hata giderme yazılımına bağlı olarak, HDD’ler kullanıldığında saatlerce süren veri kurtarma işlemi SSD’ler kullanıldığında dakikalar içinde tamamlanabilmektedir.
7- Bütün SSD’ler aynı performans ve güvenilirliğe sahip
Gerçek: Bütün SSD cihazları eşit olarak üretilmemiştir. Bir disk kontrol biriminin alınıp, bir NAND flash ile aynı kutuya koyulması başarılı bir SSD elde edilmesini sağlamaz. SSD mimarisinin bir bütün olarak ele alınması gerekir. Örneğin, kullanılan disk kontrol birimi, NAND teknolojisi ve genel SSD mimarisinin güvenilirlik, ölçeklilik, dayanıklılık, yıpranma dengeleme ve performans üzerinde önemli etkileri vardır. Ancak patenti Violin Memory Inc’e ait olan anahtarlanmış bellek mimarisi incelendiğinde, bu mimarinin neden çok yüksek sürdürebilir “350K read” ve “220K write” performansı gösterdiği, kullanıcılara donanıma yerleşik RAID4 özelliğinin yanı sıra, nasıl daha yüksek kullanılabilir kapasite sağlayabildiği açıkça görülebilir.
8- SSD’lerin sağladığı enerji tasarrufu o kadar önemli değil
Gerçek : Solid State Sürücülerde, kullanılan bellek modülleri için önemli olan parametre her GByte için ihtiyaç duyulan enerjidir. Bu nedenle enerji verimi, bilgi işlem merkezlerindeki sistemlerin toplam sahip olma maliyetini düşürmek için en önemli parametredir. Genel olarak, 3-5 yıllık ömürleri boyunca, donanımların enerji maliyetleri yatırım maliyetlerinin üstüne çıkmaktadır. Sadece dizüstü bilgisayarlar ve kişisel bilgisayarlar düşünülse bile, HDD’lerle kıyaslandığında “read” işlemleri için SSD’lerin harcadığı enerji yaklaşık %50, “write işlemleri için %30 daha azdır. Bir bilgi işlem merkezinde kullanılan disk dizinleri ve bunların bağlı olduğu sunucular düşünüldüğünde, gerek duyulan sunucu ve disk sayısındaki azalma nedeniyle elde edilen enerji tasarrufu oldukça önemlidir. Buna birde artık gerek duyulmayan bu sunucuların ve HDD’lerin soğutulması için harcanan enerji tüketimi eklendiğinde elde edilen tasarruf %80 seviyelerine çıkmaktadır.
9- HDD veriyi SSD’lerden daha uzun bir süre güvenli şekilde depolayabilir.
Gerçek: HDD’lerin write döngüsü açısından belirlenmiş herhangi bir dayanıklılık limiti olmamasına rağmen, bozulma oranları daha yüksek olup, aniden arızalanabilirler. SSD’lerin dayanıklılığının veya güvenilirliğinin kullanıcılar için bir endişe teşkil etmesi gerekmemektedir. Asıl endişe edilmesi gereken durumun bir HDD veya bir SSD dizini arızalandığında, verilerin ne kadar sürede geri yüklenebileceği ve buna bağlı olarak üretimde ne kadarlık bir kayba uğranacağı olmalıdır. HDD’lerin çalışma ömrü genelde 3-5 yıldır. Türkiye’de kendi SSD ürünleri için hem dayanıklılık hem de veri depolama özellikleri için uzun garanti yılı veren firmalar mevcuttur.
10- SSD’ler çok kısa bir süre içinde HDD’lerin yerini alacaktır
Gerçek: SSD’lerin performans, toplam sahip olma maliyeti ve güvenirlilik açısından çok büyük avantajları olmasına rağmen, yeni teknolojiye geçişte karşılaşılan bir çok gereksiz endişe, psikolojik ve ihtiyati nedenlerle daha uzun bir süre HDD’ler ile bir arada var olacağı beklenmektedir. Ancak IDC verilerine göre silikon depolama pazarı inanılmaz bir büyüme göstermektedir. Birkaç yıl içinde silikon depolamanın çok yaygın olarak kullanılacağı beklenmektedir.
Sonuç olarak yukarıda bahsi geçen noktalarda dikkate alındığında SSD disklerin Bilgi İşlem sistemleri için ne kadar önemli olduğu ve birçok kazanım sağladığı açıkça görülmektedir. SSD ile ilgili avantajları bir kez daha özetlemek gerekirse aşağıdaki maddeleri dile getirebiliriz.
• Çok daha yüksek IO performansı • Hareketli parça olmamasından dolayı daha sessiz çalışma • Çok daha az enerji tüketimi ve daha az ısınma • Hareketli parça olmamasından dolayı daha fazla dayanıklılık • Fiziksel olarak daha az alan kaplama • Okuma ve yazma işlemlerinde daha az hata • İşletme maliyetlerinin daha düşük olması • Daha düşük Toplam Sahip Olma (TCO) maliyeti
|